11.9.14

Nil'in kıyısında. #994

Cennet diye bir yer varsa hayırlı evlat/yeğen kadrosundan yerimi ayırın, bu yorgunlukla mütevaziyetimi kaybettim.

Sizden ricam evinizdeki eciş bücüş, gırık gıcık ve bunun gibi ne idüğü belirsiz tamlamalarla bile tanımlanamayan nesnelerin yoğunluğunu azaltmanız. Çünkü onlar adeta birer ya yın tı! Bu kelime doğru. Adeta birer toz yuvası! 
Git gide anneme benziyorum. 
Domestos'tan sonraki ikinci favori ürünüm Cif'in spreyi. Fıs diyor fakat moleküller iki saniyede aşağı inmiyor. Nasıl bir kohezyon aklım almıyor. 
Tebrik ediyorum elinize sağlık.
Yeni doğan bebeklerin buruş buruş olmasını engelleyin. Hastane kapılarında pembe tül ve taş türevlerinden oluşturulmuş kaplamalardan kaçının. Eviniz gibi hastane odanızda da sadelik esas olsun. Ama şuna izin verin.

Çünkü o bir sevgi ürünü. 

Doğumuna beni çağır kuzenim, istersen bebişin olurum senin.
Yeğeninin sünnetine neden gelmedin diye soran olursa, benim akbilim boş, 
dersin dayıcım.
...
Temizliğe beni çağır yengecim, istersen toz bezin olurum senin.
Kurban bayramında neden dana kesmedin diye soran olursa, danalar kovalasın seni, 
dersin annecim.
...
Kesimine beni çağır danacım, istersen geçmişin olurum senin.
Yeni gelinimize neden bachelorette masteşleri hazırlamadın diye soran olursa, mukavva 1.5 mm, dersin amcacım.
...
Düğününe beni çağır kuzenim, istersen şahidin olurum senin,
Bu kız kim diye soran olursa, anasının kızı dersin bebişim.
... 
Yazar burada, son günlerde yaşadığı inanılmaz yoğun döngüyü anlatmaya çalışıyor


"Yumuşak bir Ece, Nil'in kıyısındaymış. Gri ve pembede yuvalanmış. Kadu da varmış, gözleri kocamanmış. Su yeşili ona en çok yakışanmış."


Ha!
Cennette yer diyordum, su kenarı olsun.
Su da pembeyse.
Bu aralar pembeye çok maruz kaldım.
Böylece ev kızı oluşumumu konsantre bir şekilde tamamladım ve gidiyorum.




1 yorum: